15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü Basın Açıklaması

TükoDer İzmir

Tarih: 15.03.2020  

                  BASIN VE  KAMUOYU DİKKATİNE     

Değerli Basın Mensupları, sevgili tüketiciler,

Bugün 15 Mart.. Dünya Tüketici Hakları Günü. Yani bugün dünyadaki tüm Tüketicilerin günü.

Güzel tabloları anlatmak, tüketici hakları konusunda yapılanlarla gurur duymak isterdik. Ama nafile… Söyleyecek tek bir sözümüz kaldı :

TÜ – KEN – DİK !

Türkiye’de 83 Milyon vatandaşın hepsi Tüketicidir. Yani sizler, yani bizler, hepimiz. Tüketiciyiz.

Ne yazık ki ülkemizde  tüketicinin sadece ismi var, kendisi TÜ – KEN – Dİ !

Ekonomik kriz, içinde bulunduğumuz dar boğaz, siyasi ve ekonomik krizlerin bedeli hep tüketiciye ödetiliyor. Gün geçmiyor ki fahiş bir zam haberiyle daha uyanmayalım. Hatta biz uyuyorken yapılıyor zamlar. Vergilere yeni vergiler ekleniyor, pahalılığa çare bulmak bir yana ülkede her şeyin ne kadar güzel ve iyi, ne kadar  normal olduğu anlatılıyor gözümüzün içine baka baka.

Ülkemizde krizle ilgili tweet atmak suç ama yolsuzluk yapmak serbest. Halkı dolandıranlar, kamu kaynaklarını, kamu mallarını, şehirleri, doğayı talan edenler değerli insan, tüketiciler değersiz.

Ülkede imtiyazlı bir kısım lüks içerisinde yaşayıp sofralarında ismini dahi bilmediğimiz yabancı meyveler bulundurup suyunu içerken, büyük bir kısım ise birbirine doğalgazı kaçta yaktığını soruyor ki fatura biraz az gelsin. Dünyanın en pahalı gazı, benzini, elektriği, arabası, doğalgazı, elektronik aleti ve gıda maddeleri bizim ülkemizde. Tüketici bu pahalılık ve kriz ortamı içerisinde ne yapacağını şaşırmış vaziyette, bir sarmal içinde debelenip duruyor.

Tüketicilere sürekli tasarruf yapmaktan bahsedenler kendi yaşamlarında lüksten, israftan, şatafattan vazgeçmiyorlar.

Tüketici ay sonunu zor getirirken, asgari ücrete yapılacak zam en asgaride tutulurken ve yapılan zam çok büyükmüş gibi açıklamalar yapılırken bir gecede milletvekili maaşları neredeyse iki katına çıkarılıyor.

Tüketicilerin haline baktığımızda faturalarla boğuşan, arabasına benzin koyabilmek için uğraşan, ayın sonunu nasıl getireceğini hesaplayan, hasta olmayı göze alarak doğalgazı olabildiğince az yakan, yediği gıdalar ve içeceklerin zehirli olduğu açıklamaları karşısında ne yapacağını şaşırmış insan profilleri görüyoruz.

Bütün Dünya’yı sarsan corona virüsünün ülkemizde olup olmadığını bile söylemekten kaçınan ve sonunda gece yarısı açıklamak durumunda kalan yetkililere ne zaman gerçekleri söyleyeceksiniz diye sormak istiyoruz. Virüsü fırsat bilip gıdalara , maske,dezenfektan, kolonya gibi maddelere fahiş zamlar yapanlardan hesap soracak ve bunları tüketicilere açıklayacak mısınız ? Virüsten korunma araçları olan maske, koruyucu jel ve eldiven gibi ürünlerin yerel yönetimler ile işbirliği yapılarak halka ücretsiz dağıtımını yapacak mısınız? Sağlık hizmetlerinin artık kamu hizmeti olarak verilmesi gerektiğini anlayabildik mi?

Yıllardır aynı şeyleri söylemekten ve yazmaktan BIKTIK. YETER ARTIK.. Tüketiciler sağmal inek değildir. Yasanın tüketicilere tanıdığı haklar vardır ve Anayasada da devlete tüketicileri koruma yükümlülüğü getirilmiştir. Biz yasal haklarımızı kullanmak ve Evrensel Tüketici Hakları kapsamında ucuz, güvenilir, kolay erişilebilir mal ve hizmetler satın almak istiyoruz. .

VE BUGÜN BURADAN BİZİ YÖNETENLERDEN TALEP EDİYORUZ!

-Zamlara bir son verin, temel ihtiyaç kalemlerde son yıllarda yapılan zamları geri çekin.

-Verginin vergisini alanlar artık ek vergiler konmasına son verin. Yat mazotundan, pırlantadan %0 vergi alınırken, temel gıdalardan vergi alınmasından vazgeçin.

-Tüketici yanlısı politikalar oluşturun, tüketicilerin örgütlenmesini engellemeyin, tüketicilere destek verin. UKOME’de ve tüketicinin bir taraf olduğu her alanda 83 milyon tüketicinin temsilcisi tüketici derneklerinin temsiliyet hakkını engellemeyin. Reklam kurulunda daha fazla tüketici temsilini sağlayın.

-Tüketici örgütleri başta olmak üzere dernekleri bitirmek ve insanları fişlemek için çıkarmaya çalıştığınız yasal düzenlemeden vazgeçin

- Şehirlerin, ormanların, koruların, dağların, ovaların, meraların, yaylaların talanına son verin.

-Suyumuzu özgür bırakın, suyumuzu zehirlemeyin.

-Tarım arazilerine göz dikmeyin. Bu ülke insanlarına kimyasal yedirmeyin. Küresel şirketleri, doların yeşilini değil halkı düşünün. Tohumlar da özgür kalsın, bu ülkenin insanlarını zehirlemeyin.

-Doğanın ekolojik dengesini değiştirecek, tüketicinin sağlık ve güvenliğini tehdit edecek, sağlık çevrede yaşam hakkını ortadan kaldıracak,  bilim adamlarının karşı çıktığı, Kanal İstanbul projesinden vaz geçin.

-Sağlıklı bir çevrede yaşama haktır. İnsanların çevresini ve doğasını güzelleştirin, dönüşüm projelerinde tüketici yanlısı olun.

- Tüketici uyuşmazlıklarında tüketicileri korumaktan uzak, sözde eşitlik sağlanan bir alternatif çözüm yolu olarak gösterilen ARABULUCULUK uygulamasından vazgeçin, tüketicileri güçlü tekel ve kartellerin eline teslim etmeyin. Tüketicilerin kazanılmış hakkını arabulucu masasında pazarlık konusu yapmayın.

-Tüketicilerin bilinçlenmesi, örgütlenmesi, haklarını araması için çalışan tüketici dernek ve federasyonlarına devlet olarak destek verin, onlarla işbirliği halinde olun.

Değerli Tüketiciler… 83 Milyon Yurttaş olduğumuzu unutmayalım. Güç sizde . Tüketimden gelen gücümüzü kullanalım. Evrensel tüketici haklarımıza sahip çıkalım.

Bir dahaki sene bu gün bir isyan değil, bir bayram olsun; dileğimiz budur.

Saygılarımızla.

TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ (TükoDer)

İZMİR ŞUBESİ YÖNETİM KURULU